1 Şubat 2018 Perşembe

Konuyu Değiştir

Geçenlerde bir arkadaşımla konuşurken. Mayıs sana çok seveceğin bir şey izlettireceğim. Bak bakalım olayın özünü kavrayabilecek misin ? Derken bende içsel ses bu da beni saf torik mi sandı ? Ne sandı ? Diyerek kendi kendime iç ses ciğimle konuşurken buldum. 

Neyse bizim arkadaş  pc açtı. Peş peşe  üç adet reklam serisini bende izlemeye başladım. İzlerken bir kahkaha atmışsın sormayın a dostlar. Tamam dedim. Evet bizleri yansıtıyor. Bu reklam filminin serisi. Ben gençlik olarak bakmadım. Toplumun genelinde gözlemlediğim hepimizde var olan durumları tüm çıplaklığı ile göstermişler.     


Bundan bana güzel ekmek çıkar... Güzel güzel  yazarım konuları  ohhh ohhh  derken projeyi anlatayım size ilk ... 

Proje asıl amacı şu şekilde. Türkiye'deki gençlerin kültür ve sanata etkinliklerine erişimini arttırmak adına  geçen yıl başlattığı Kültür Sanat Kart projesini 2018 devam ettirmektedir. 

Kültür Sanat Kart projesi için hazırlanan   "Metrobüs "  "Siren " ve  "Story  " adlı üç reklam filmde üniversite öğrencisi gençlerin metropol hayatından kaynaklı sorunlarca kuşatılan sohbetlerine yer veriliyor. Sohbetler hız kesmeden devam ederken marka da konuyu değiştirip, Kültür Sanat Kart aracılığı ile gençleri biraz da sanattan konuşmaya davet ediyor.      

Anlatırken,de aslında farkındalığı,da ortaya çıkardığını düşünüyorum. Hemen örnek vermem gerekirse. Arkadaş ortamı, aile ortamı, çevresel ortam, iş ortamı,skype üzerinden konuşmalar. Telefonlarımızda kurulan gruplardaki ortamlarda kaçımız Kültür sanat etkinliklerinden konuşuyoruz ki ?? Evimize gelen arkadaşımızla veya bir cafede kaçımız birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Göz temasımız konuşurken kaçımızda var. Herkesin başı eğik dinler (miş ) gibi yapılan kafa sallamalar....

Toplu taşıma araçlarında hepimizin kafalar eğik. Yada sinir harbi içerisinde eve ulaşma mücadelesi.

 Instagram,da kim ne yapmış ? Kocasının premsesi :) Evladının pamuk annesi :) evinin kral ve kraliçeleri en zayıf anneler çir lop  gibi... Veya en iyi Momlar Bir askeri taburu doyuracak yemekler, içecekler, şölenler,şölenler özenilesi bol ambalajlı çilalı sürpriz paketinden çıkan fiyakalı hayatlar... Bunları izlemek daha güzel ama dimi :))) İçimizdeki bakmak izlemek dürtüsü daha fena.... 

Sonrası mı ? Bir ağız dolusu dalaşmaca Hırslar,Entrikalar, Reklamlar, Çıkarlar, yorumlar... yorumlar....  

Şimdi ben bir kaç tane karalama yapacağım... Örnek vereceğim.. Günlük hayatımda başıma gelen konuşmalarla ve sohbetlerle ilgili :)))  Sizlerden de bekliyorum ama.... 

Evime gelen arkadaşımda sohbet ederken bazen tıkanma yaşadığımız doğrudur. O tıkanmalarda Eeeeeee Sen ne yapıyorsun gibi cümleler sürekli tekrar edilir....

Bazen bende sohbet esnasında sarmıyorsa eeee leri çok fazla telaffuz ederim.....

Çok sevdiğim arkadaşlarımın goncalarıyla olan münasebetlerini 76543892 aynı şekilde dinlemekten kafam emme basma tulumba gibi salladığım zamanlarda olmaktadır....  

Yolda uzun zamandır görmediğim biri ile karşılaştığımda sohbet şu şekilde gider. Ayyyy Mayıs nasılsın :) İyiyim Sen :) Konu biter arkadan manasız o soru Kilo mu aldın sen :))) O anda bir ıslak havlu bulsam veya bir kürek ağzına çaksam diye tatlı tatlı gülümserken aklımdan geçer :) Yok Hayatım çok mutluyum. Mutluluktan isteyerek aldım diyesim,de gelir.

Çoklu ortamlarda kim kime dum duma olduğundan, bırak sohbeti bir bağırış bir çağırış herkes kendini anlatma çabası içerisindedir. Asıl vasıl konu bile kalmaz. Konulardan sapılır. Çoluk çocuk varsa evlere şenlik dursana yapmasanayla akşam olur....

Sülale toplanıyorsa şayet :) Oda ayrı bir şenlik :) O zaman siyaset,maç,diziler,reality showlar, konuşulur. Yine Allah allah sesleriyle bir kaosa sürüklenir mevzu. İçi boş detayları konuşulurken asıl konuşulması gerekenler konuları  kaçırılır.

Velhasıl kelam liste uzar gider. Benim için. bakıldığı zaman hepimiz günlük hayatımızda boş detaylara o kadar kafa patlatıyoruz ki. Gerçek asıl konuları,detayları, maalesef es geçiyoruz.... 

          








22 yorum:

  1. Sosyal medyadaki o boş paylaşmalardan o kadar bıktım ki, yazmışsın zaten yok kocasının premsesi, yok bir orduya yetecek yemekler. Ya arkadaş ben çocukken böyle görgüsüz değildi bu millet, yaptığı yemeği söylerken "Söylemesi ayıp dolma yaptım" denirdi. Bunlar sofra donatıp (yemek blogları istisna onların vazifesi)çekmeler, yediğini içtiğini paylaşmalar. Bence konuşacak konu bulmayınca konuşmamak zoraki konuşmaktan iyidir, baktınız ki, konu tıkandı, eeee daha daha nasılsın?'a geldi, açmalı bir kanal, artık ne varsa bahtına izlemeli.:))
    Eline sağlık Mayıs'cığım. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ellerine sağlık :) Müjde lafının üstüne laf eklemeyeceğim :) Teşekkürler yorumun için....

      Sil
  2. aklıma bişi gelmedi şuan :s tıkandm sanki

    YanıtlayınSil
  3. Uzun zamandır izlediğim en iyi reklam serisi. Bayıldım resmen 😁

    Sen de özellikle sosyal medyanın nasıl kullanılmaması gerektiğini ne güzel anlatmışsın. Üstüne ne yazsan boş artık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim bende bayıldım. Reklama :)))) Teşekkkür ederim yorum için....

      Sil
  4. Ne doğru söylemişsiniz, kimse kimseyi dinlemiyor, herkes kendini gösterme peşinde. Dile getiriş biçiminiz de çok hoş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hilal hanım günaydın hoş geldiniz çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için :) aynen Kimsenin kimseyi dinlediği yok maalesef....

      Sil
  5. Gerçekten Mayıs. Herkes farkında değil bu saçma davranışlarından, öyle saçma bir rutine bağlamış, bir günleri diğerinden farklı olmadan ömürlerini, leyleğin ömrü gibi "lak lak"la geçirip gidiyorlar. Ne bir yararlı sohbet, ne de karşındakinin gözlerine bakarak ancak mana değerini bulacak sohbetler. Bir şeye kafalarını takmayan insanlar kendilerini mutlu sanıyorlardır belki ama o mutluluk falan değil, bence uyuşmuş düşünce hâlleri, kısır muhabbetler. Bir de artık anneler, sırf çocukları kendine güvenli yetişsinler diye salmışlar ortalığa, bir cümleyi on kere tekrarlamıyorlar mı sabretmek zor oluyor. Nihayetinde belli dinleme ve dayanma kapasitesi olan beyin bu, hassas organ. Bir de anneleri hiç ikaz etmiyor, sanki çocuk bizim ve katlanmak zorundayız. Gerçekten bizim toplumda görgüsüz çoğunlukta, gösteriş hastalığı olan, her hâlini teşhir eden insanlarla dolu. Daha fazla günaha girmeden susturayım kendimi kızım. Sevgilerimle Mayıs :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))))) Ece abla günaha girmezsin. Çok tatlısın ya güldüm sona doğru. Ama kısır muhabbetlerin beğendim. Cümle o kadar güzel oturmuş ki ece abla Abla yakın zamanda doğum videoları ınstagrama düşerse şaşırmam ultrason kağıtlarını görmekteyiz. Videolarda düşerse çağa atlamış oluyoruz abla :)) Söylenmesi gereken o kadar çok detay var ki abla haklısın bende susayım en güzeli... Abla teşekkür ederim yorum için....

      Sil
  6. Ben bu yazdıklarınızı günümüzün hastalıkları olarak adlandırıyorum :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sizin görünüşünüz hepimiz farklı farklı pencerelerden bakıyoruz. :) Farklılıklar adlandırmalar iyidir her zaman için :)

      Sil
  7. Hepimizde var o listelerden canim 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazsaydın Keşke bir kaç tane :) Derya :) Farklı bir şey vardır belki es geçmeseydik :)

      Sil
  8. Eski arkadaşlıklarımda bu durumu o kadar yaşadım ki anlatamam ama arkadaşlıklarımı değiştirdikten sonra uzun süre yalnız kaldım ama sonra Allah karşıma çok iyi dostlar çıkardı . Kitaplar üzerine tartışıyoruz , birbirimize kitaplar öneriyoruz , tarihten , filmlerden ve dünya üzerindeki güzellikler üzerine konuşuyoruz , herkesin bakış açısı farklı bu da bana çok farklı ufuklar açıyor . Yani demem o ki , aslında hepimiz sanattan konuşmak istiyor muyuz , evet ama bunun için sanırım biraz çevrenin ve arkadaşlarının değişmesi gerekiyor , bu da ciddi bir cesaret istiyor tabi :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cesaret iyidir. Genç tutar zinde tutar :) Yaşam enerjisi verir. Hiç korkma Kuzum yenilikler iyidir. Bende bana negatif enerji verenleri yanımda tutmuyorum. Sürekli mız mızlananları es geçiyorum. :)))) Korkma cesaretli olmaktan Özür dilerim geç dönüş yaptım :)))

      Sil
  9. Kıyamet alametleri bunlar 😂 of neyseki burada yorum yapanların hiç biri bu söylediklerini yapmıyor. 😂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))) Çevresel faktörlerde sürekli çıkan durumlar aslında :)) Teşekkür ederim yorumun için....

      Sil
  10. Yüzeyselleşiyoruz. İlla kültür sanat olmasın, normal günlük bir sohbeti bile derinleştirip ilerletemiyoruz. Gerçi kültür sanat neden günlük sohbetin konusu olmasın ki bu da ayrı bir konu. Ama sonuçta sığ kalıyor konuşmalar, uzaklaşıyoruz. Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel farkındalık olarak ortaya çıkmış kelimeleriniz. :) Yüzeyselleştiriyor uz,Umursamıyoruz, sürekli ahlak polisi olmaya çalışıyoruz, Birbirimizin açıklarını örtmek yerine daha çok açmaya yöneliğiz say say bitmez bunları az törpülesek az kitap okumaya sanata yönelsek bu kadar sığ kalmayız belkide :)) Teşekkür ederim yorumunuz için... Sevgiyle

      Sil
  11. Uzun zamandır yaşadığımız üzüntüler sebebiyle kendi içime kapanmaktan çevremi ne kadar ihmal etmişim sizinle tekrar karşılaşınca anladım.Yazınız gerçekten de doğru bir noktaya parmak basan güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Güzel yorumunuz için :) Hepimizin dönemsel içe kapanmaları olmaktadır. Rabbim daha kötüsünden eksik eğlesin. Gönlünüzden ne geçerse güzelliklere dönüşsün :)

      Sil

Lütfen saygı çerçevesi içerisinde yorumları yapalım.Sosyal hesaplarınızı ve linklerini paylaşmayınız.Hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum. :)

Related Posts with Thumbnails
Tasarım : Merve Canbaz